Ekspertiz Yaptırmanın Maliyeti Nedir?

Araç Satışında Ekspertiz Zorunlu mu? 

İkinci el araç alım satımında en çok merak edilen konulardan biri, ekspertiz raporunun zorunlu olup olmadığıdır. 2024 yılı itibarıyla yürürlükte olan düzenlemelerle birlikte, araç satışlarında ekspertiz raporu bazı kriterlere göre zorunlu hale getirilmiştir. Bu kriterler, aracın yaşı ve kilometresi üzerinden belirlenmektedir.

2024 Yılında Ekspertiz Zorunluluğu Hangi Araçları Kapsıyor?

Yapılan yasal düzenlemeye göre, 8 yaşından küçük ve 160.000 kilometrenin altında olan ikinci el araçların satışında ekspertiz raporu alınması zorunludur. Bu kapsama giren araçlarda, satış işlemi sırasında hazırlanan ekspertiz raporunun bir nüshası noter tarafından talep edilir.

Bu uygulamanın amacı, alıcıyı korumak ve ikinci el araç piyasasında daha şeffaf bir satış süreci oluşturmaktır. Araçtaki olası kusurların satış öncesinde tespit edilmesi, sonradan yaşanabilecek anlaşmazlıkların önüne geçilmesini sağlar.

Hangi Araçlarda Ekspertiz Zorunlu Değildir?

Eğer araç 8 yaşından büyük veya 160.000 kilometrenin üzerinde ise ekspertiz raporu zorunlu değildir. Bu tür araçlarda ekspertiz yaptırmak tamamen alıcı ve satıcının tercihine bırakılmıştır.

Ancak zorunlu olmaması, ekspertizin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Özellikle yüksek kilometreli veya yaşı büyük araçlarda, alım öncesinde yapılan kontroller hem alıcı hem de satıcı açısından güven sağlar.

Ekspertiz Raporu Olmadan Araç Satışı Yapılır Mı?

Bu sorunun cevabı, aracın teknik özelliklerine göre değişir. Örneğin araç 7 yaşında ve 130.000 kilometrede ise, noter satış işlemleri sırasında ekspertiz raporu talep edilir ve rapor olmadan satış tamamlanamaz.

Buna karşılık araç 10 yaşında ve 170.000 kilometrede ise, noter işlemleri ekspertiz raporu olmadan da gerçekleştirilebilir. Bu durumda taraflar, ekspertiz yaptırıp yaptırmama konusunda serbesttir.

Ekspertiz Raporunun Noter Sürecindeki Önemi

Zorunlu kapsamda olan araçlarda ekspertiz raporu, noter işlemlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Noter, raporun mevcut olup olmadığını kontrol eder ve satış işlemini buna göre tamamlar. Eksik ya da geçersiz bir rapor, satış sürecinin durmasına neden olabilir.

Bu nedenle satış öncesinde, aracın yaş ve kilometre bilgileri mutlaka kontrol edilmeli ve gerekiyorsa ekspertiz raporu önceden hazırlanmalıdır.

Ekspertiz Zorunlu Olmasa Bile Neden Yaptırılmalı?

Ekspertiz raporu yalnızca yasal bir zorunluluk olarak düşünülmemelidir. Zorunlu olmadığı durumlarda bile ekspertiz yaptırmak, aracın gerçek durumu hakkında net bilgi edinilmesini sağlar. Bu durum, hem alıcının güvenli bir alışveriş yapmasına hem de satıcının şeffaflık sağlamasına katkıda bulunur.

Ekspertiz raporu, satış sürecini hızlandırır ve taraflar arasında güven ortamı oluşturur.

Ekspertiz Yaptırmanın Maliyeti Nedir?

Sıfır Araç Ekspertiz Yapılır mı?

Birçok kişi oto ekspertiz hizmetinin yalnızca ikinci el araçlar için gerekli olduğunu düşünür. Ancak günümüzde sıfır kilometre araçlar için de ekspertiz yaptırmak giderek daha yaygın hale gelmiştir. Fabrikadan yeni çıkan bir aracın kusursuz olacağı düşünülse de, lojistik, depolama ve teslimat süreçlerinde çeşitli sorunlar yaşanabilmektedir. Bu nedenle sıfır araç alımında da araç teslim edilmeden önce kontrol edilmesi büyük önem taşır.

Sıfır Araçlarda Ekspertiz Neden Önemlidir?

Sıfır araçlar üretim bandından çıktıktan sonra bayiye ulaşana kadar birçok aşamadan geçer. Taşıma sırasında yaşanan küçük kazalar, park alanlarında oluşan çizikler veya montaj kaynaklı hatalar gözle fark edilmeden teslim edilebilir. Ekspertiz hizmeti, bu tür kusurların araç alıcıya teslim edilmeden önce tespit edilmesini sağlar.

Araç teslim alındıktan sonra fark edilen kusurlar genellikle kullanıcı hatası olarak değerlendirilebilir. Bu durum, alıcının hak kaybı yaşamasına neden olabilir. Teslim öncesi yapılan kontroller, olası mağduriyetlerin önüne geçer.

Sıfır Araç Ekspertizinde Hangi Kontroller Yapılır?

Sıfır araçlar için yapılan ekspertizlerde aracın genel durumu detaylı şekilde incelenir. Kaporta yüzeyinde boya hatası, çizik veya lokal işlem olup olmadığı kontrol edilir. Şasi ve taşıyıcı aksamda herhangi bir hasar izi bulunup bulunmadığına bakılır.

Fren sistemi, süspansiyon ve lastikler gibi güvenliği doğrudan etkileyen parçalar kontrol edilir. Elektronik donanımlar, sensörler ve gösterge paneli uyarıları test edilir. Ayrıca araç üzerinde fabrika çıkışı dışında bir müdahale olup olmadığı da değerlendirilir.

Sıfır Araç Alırken Ekspertiz Yaptırılmazsa Ne Olur?

Ekspertiz yaptırılmadan teslim alınan sıfır araçlarda, sonradan fark edilen kusurlar alıcı için sorun yaratabilir. Boya kusurları, çizikler veya montaj hataları teslim sonrası fark edilirse, bu durumun kabul ettirilmesi zorlaşabilir.

Bazı durumlarda araç daha önce hasar görmüş, onarılmış ve sıfır olarak satışa sunulmuş olabilir. Bu tür durumlar, teslim öncesi yapılacak kontrollerle net şekilde ortaya çıkarılabilir.

Sıfır Araç Tesliminde Nelere Dikkat Edilmeli?

Araç teslim alınmadan önce kaporta yüzeyi iyi aydınlatılmış bir ortamda dikkatlice incelenmelidir. Kapı aralıkları, tampon bağlantıları ve cam yüzeyler kontrol edilmelidir. Gösterge panelinde herhangi bir uyarı ışığının yanmadığından emin olunmalıdır.

Araç kısa bir sürüşe çıkarılarak direksiyon, fren ve süspansiyon tepkileri test edilmelidir. Bu kontrollerin profesyonel bir gözle yapılması, olası riskleri en aza indirir.

Sıfır Araçlarda Ekspertiz Yaptırmak Gereksiz mi?

Sıfır araç ekspertizi çoğu zaman gereksiz bir masraf olarak görülse de, olası kusurların erken tespiti sayesinde daha büyük maddi kayıpların önüne geçilebilir. Özellikle yüksek bedelli araç alımlarında, bu kontrol süreci önemli bir güvence sağlar.

Araç teslim alınmadan önce yapılan ekspertiz, alıcıya gönül rahatlığıyla aracı kullanma imkanı sunar.


Bu içerik, Koç Oto Ekspertiz tarafından araç sahiplerini bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.

chatgpt-image-20-eki-2025-105445png-Lsbi5IrfYk6M_MM1YQXx_w

El Freni Çekili Unutulan Araçlar Zamanla Ne Kaybettirir?

El frenini indirmeyi unutup yola çıkmak, özellikle araba kullanmaya yeni başlayan sürücülerin sık yaptığı hatalardan biridir. Dalgınlıkla veya aceleyle yapılan bu hata, kısa mesafede fark edilmezse hem aracın mekanik aksamlarına hem de güvenli sürüşe ciddi zararlar verebilir. Çoğu sürücü, araçtan gelen yoğun yanık kokusunu fark edene kadar yoluna devam edebilir. Ancak bu koku ortaya çıktığında, araçta çoktan bazı olumsuz etkiler başlamış olabilir.

El Freni Çekili Halde Yola Çıkmanın Araca Verdiği Zararlar

El freni çekiliyken araç hareket ettirildiğinde, tekerleklerde sürekli bir sürtünme oluşur. Bu sürtünme, zamanla fren sisteminde ve bağlantılı parçalarda ciddi hasarlara yol açabilir.

Uzun süre el freni çekili halde kullanılan araçlarda fren diskleri aşırı ısınır. Isıya bağlı olarak disklerde eğilme veya yüzey yanıkları meydana gelebilir. Bu durum fren performansını düşürür ve aracın güvenli şekilde durmasını zorlaştırır.

Fren balataları normalden çok daha hızlı aşınır. Sürekli baskı altında kalan balatalar hem ömrünü kaybeder hem de frenleme sırasında ses yapmaya başlar. Balataların görevini tam yapamaması, ani frenleme gerektiren durumlarda risk oluşturur.

Araç hareket etmekte zorlandığı için motor ve aktarma organları ekstra yük altında çalışır. Bu durum motorun daha fazla güç üretmesine neden olur. Kısa sürede motora kalıcı bir zarar vermese de uzun süreli kullanım motoru gereksiz yere yıpratır.

El freni çekili araç, normalden daha fazla yakıt tüketir. Motor, aracı ilerletebilmek için daha fazla güç harcadığından yakıt verimliliği ciddi şekilde düşer.

Lastikler sürekli sürtünmeye maruz kaldığı için düzensiz aşınır. Bu da lastik ömrünü kısaltır ve yol tutuşunu olumsuz etkiler.

Çok uzun mesafelerde fark edilmeden kullanılan araçlarda aşırı ısınmaya bağlı olarak duman çıkması ve nadir de olsa yangın riski oluşabilir.

El Freni Çekili Kullanımın Uzun Vadeli Sonuçları

El frenini indirmeden yola çıkmak tek seferlik bir hata gibi görünse de, aracın genel ömrünü kısaltan etkiler bırakabilir. Fren sisteminde oluşan aşınmalar zamanla daha pahalı tamir masraflarına dönüşür. Sürekli zorlanan motor ve aktarma organları da aracın mekanik sağlığını olumsuz etkiler.

Bu tür kullanım hataları, ikinci el araçlarda yapılan kontrollerde kolaylıkla fark edilebilecek izler bırakır. Fren diskleri, balatalar ve lastiklerdeki anormal aşınmalar bu hatanın geçmişte yapıldığını gösterebilir.

El Frenini İndirmeyi Unuttuğunuzu Nasıl Anlarsınız?

El freninin çekili olduğunu anlamak için araç size bazı sinyaller verir. Gösterge panelinde el freni uyarı lambası yanar. Araç normalden daha zor hareket eder ve özellikle yokuşlarda ciddi şekilde zorlanır.

Sürüş sırasında araçtan yanık balata kokusu gelmeye başlar. Bu koku genellikle dışarıdan geliyor sanılarak göz ardı edilir ancak aslında fren sisteminden kaynaklanır. Zamanla aşınan balatalardan sürtünme sesleri duyulabilir. Çok uzun mesafe gidildiğinde ise balatalardan duman çıkması bile mümkündür.

Bu belirtilerden biri fark edildiğinde araç hemen durdurulmalı ve el freni indirilmelidir.


Bu içerik, Koç Oto Ekspertiz tarafından araç sahiplerini bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.

ehliyet

Ehliyet Sınıfları Nelerdir, Hangi Araçları Kullanır?

Ehliyet konusunu araştırmaya başladığınızda karşınıza onlarca farklı sınıf çıkıyor ve çoğu kişi “Bu kadar ehliyet neden var?” diye soruyor. Aslında işin özü şu: Her aracın hem ağırlığı, hem gücü, hem de kullanım şekli farklı olduğu için belirli bir eğitim ve yetkinlik gerekiyor. Bir motosiklet ile bir tırın aynı ehliyet sınıfına girmesi mümkün değil.

2025 Türkiye ehliyet sistemi ise Avrupa Birliği standartlarıyla uyumlu hâle getirildiği için sınıflar daha ayrıntılı ve daha net şekilde tanımlanmış durumda. Şimdi tüm bu sınıfları, hangi aracı kullanabileceğinizi ve bu sınıfların kimler için uygun olduğunu en anlaşılır hâliyle inceleyelim.

Motosiklet Ehliyet Sınıfları (M – A1 – A2 – A)

honda-gymkhana-nin-ucuncu-etabi-basliyor-3962294_825_amp

Motosiklet ehliyetleri, gücüne ve motor hacmine göre ayrılır. İster şehir içi scooter kullanın, ister yüksek performanslı bir motosikletten hoşlanın, her sürücü için ayrı bir sınıf hazırlanmıştır.

M Sınıfı – Motorlu Bisiklet / Elektrikli Scooter

En temel motosiklet kategorisidir.
Genellikle düşük hızda ilerleyen elektrikli scooter modelleri veya 50 cc’ye kadar küçük motorlu araçlar bu sınıfa girer.
Hız sınırı düşük olur, şehir içi kısa mesafeler için idealdir. Ulaşımda pratiklik sağlar ancak uzun yol ya da yüksek hız için uygun değildir.

A1 Sınıfı – 125 cc’ye Kadar Motosikletler

 

Günlük kullanım için en pratik motosiklet sınıfıdır.
125 cc’li motorlar hem ekonomik, hem manevra kabiliyeti yüksek olduğu için özellikle şehir içinde çok tercih edilir.
A1 sınıfına sahip biri; hafif motosikletler, scooter modelleri ve başlangıç seviyesi birçok motoru kullanabilir.

A2 Sınıfı – Orta Güçte Motosikletler

A1’in bir üst seviyesi diyebiliriz.
A2 ehliyet ile daha güçlü ve yüksek torka sahip motosikletleri kullanabilirsiniz.
Genelde 35 kW güce kadar olan motorlar bu sınıfa girer. Hem şehir içi hem uzun yol sürüşlerinde daha keyifli bir deneyim sunar.

A Sınıfı – Sınırsız Motosiklet Ehliyeti

Tüm motosiklet türlerini kullanma yetkisi verir.
Bu sınıf en güçlü spor motosikletlerden büyük hacimli chopper modellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.
Yüksek performans, yüksek hız ve uzun yol konforu isteyen sürücüler tarafından tercih edilir.
Bu sınıf daha tecrübeli sürücüler için önerilir çünkü kontrolü diğer sınıflara göre daha zordur.

B Sınıfları – Otomobil ve Hafif Araçlar

En çok alınan ehliyetlerden biridir.

happy-woman-driving-car-driving-979572552

B Sınıfı – Standart Otomobil Ehliyeti

3.500 kg’a kadar olan otomobilleri ve minibüsleri kullanma yetkisi verir.
Otomatik veya manuel seçenekli olarak alınabilir.
Aile arabaları, sedan, hatchback, SUV, hafif ticari ve bazı küçük minibüslerin tamamı bu sınıfa dahildir.

B1 Sınıfı – Dört Tekerlekli Hafif Motorlu Araçlar

Bu sınıf ülkemizde çok yaygın olmasa da, küçük buggy tipi araçları kapsar.
Şehir içi özel kullanım, park alanı araçları veya kapalı kampüs araçları genellikle bu sınıftadır.

BE Sınıfı – Römorklu Otomobil Kullanımı

Standart B ehliyetine ek olarak römork takılmış araçları kullanmanızı sağlar.
Karavan çekenler, yük römorku kullananlar, motorsiklet taşıyanlar için zorunludur.
Römorkun ağırlığı belli bir seviyeyi aştığında BE ehliyet şarttır.

C Sınıfları – Yük ve Ticari Taşımacılık

maxresdefault

Ağır vasıta kategorisi burada başlar. Kullanacağınız aracın ağırlığı arttıkça sınıf da büyür.

C1 Sınıfı – Hafif Kamyon Ehliyeti

7.500 kg’a kadar olan kamyonları kullanabilirsiniz.
Genellikle hafif ticari taşımacılık, şehir içi yük dağıtımı yapanlar tarafından tercih edilir.

C Sınıfı – Kamyon ve Çekici Ehliyeti

Ağır yük taşımacılığında temel sınıftır.
Uzun yolda yük taşıyan kamyonlar, çekiciler bu sınıfa dahildir.
Taşıma kapasitesi C1’e göre çok daha yüksektir.

CE Sınıfı – Tır (Çekici + Römork) Ehliyeti

Tır sürmek istiyorsanız gereken tek ehliyet budur.
Yarı römorklu çekiciler, tam römorklu ağır taşıtlar ve lojistikte kullanılan tüm büyük kombinasyonlar CE ile sürülür.
Profesyonel taşımacılık sektörünün en kritik ehliyetidir.

D Sınıfları – Yolcu Taşıma Araçları

Van being driven on a highway

Yolcu taşımacılığı yapan herkes için zorunlu olan ehliyetlerdir.

D1 Sınıfı – Minibüs Ehliyeti

17 koltuğa kadar olan minibüsleri kapsar.
Okul servis araçları ve şehir içi küçük yolcu taşımacılığı yapanlar için idealdir.

D Sınıfı – Otobüs Ehliyeti

Daha büyük yolcu taşıma kapasitesine sahip otobüsler bu sınıfa girer.
Turizm, şehirlerarası ulaşım, belediye otobüsleri gibi tüm büyük araçlar D sınıfı gerektirir.

DE Sınıfı – Römorklu Otobüs Ehliyeti

Bazı büyük seyahat otobüslerinde römork bulunduğu için bu sınıf zorunlu olabilir.
Nadir kullanılan bir sınıftır ama yüksek kapasiteli yolcu taşımacılığında geçerlidir.

Tarım ve İş Makinesi Ehliyetleri

Trafikte olmayan ancak özel alanda kullanılan araçlar için farklı yetkiler bulunur.

F Sınıfı – Traktör Ehliyeti

Tarım alanında kullanılan traktörleri ve bazı küçük tarım makinelerini kapsar.
Köy ve tarım bölgelerinde en yaygın alınan ehliyetlerden biridir.

G Sınıfı – İş Makinesi Ehliyeti

Forklift, greyder, kepçe, vinç gibi iş makinelerinin kullanımı için gereklidir.
Şantiye alanlarında ya da sanayi bölgelerinde çalışan operatörlerin aldığı özel bir ehliyet türüdür.

Römorklu Kullanım İçin Ek Ehliyetler

647a2f1cae1050cf5f415b91

Bazı araçlarda römork kullanmak için ek sınıflar gereklidir.
Bu sınıflar, taşıdığınız yükün ağırlığına göre değişir.

Örneğin:

  • B sınıfı hafif römork çekebilir, ağır römork çekemez.

  • Ağır römork için BE gerekir.

  • Kamyonlarla ağır römork için C1E veya CE gerekir.

  • Minibüs ve otobüslerde ise D1E ve DE sınıfları kullanılır.

Bu ek sınıflar, aracın dengeli şekilde römork çekebilmesi için alınır.

Hangi Ehliyeti Seçmeliyim?

Bu sorunun cevabı tamamen günlük hayatta neye ihtiyaç duyduğunuza bağlı:

  • Şehir içi ulaşım → A1, A2 veya B sınıfı

  • Elektrikli scooter gibi küçük araçlar → M sınıfı

  • Uzun yol taşımacılığı → C veya CE sınıfı

  • Yolcu taşımacılığı → D1 veya D sınıfı

  • Tarım işleri → F sınıfı

  • Şantiye ortamında iş makineleri → G sınıfı

Doğru sınıf hem daha güvenli sürüş sağlar hem de gelecekteki iş fırsatları açısından önemlidir.

Oto Ekspertiz Hizmeti için bizimle iletişime geçebilirsiniz
6f46ace82bc648028c4a0c1e195fb5d7

Motor Çeşitleri Nelerdir? Kaç Çeşit Motor Vardır?

Motor dediğimiz şey, aracın kalbi… Ve nasıl ki insanların tek tip kalbi yoksa, motorlar da tek tip değil. Yıllardır araçlarla uğraşınca anlıyorsun ki her motorun ayrı bir karakteri, ayrı bir sesi, ayrı bir çalışma alışkanlığı var. Bu yüzden “kaç çeşit motor var?” sorusu aslında düşündüğümüzden daha geniş bir konu. Hadi gel, bu konuyu teknik jargondan uzak, herkesin anlayacağı bir dille beraber açalım.

Motor Çeşitleri Neden Bu Kadar Fazla?

Araç üreticileri yıllardır hem daha ekonomik, hem daha güçlü, hem de daha çevreci motorlar geliştirmek için yarışıyor. Dolayısıyla motorları tek bir başlık altında toplamak mümkün değil.
Yakıt türünden silindir sayısına, zamanlamasından soğutma sistemine kadar birçok ayrım var. Bunlar da doğal olarak birçok farklı motor türünü ortaya çıkarıyor.

Yakıt Türüne Göre Motor Çeşitleri

En bilinen ayrım yakıt türüne göre yapılıyor. Çünkü motorun nasıl çalıştığını, ne kadar güçlü olacağını ve yakıt tüketimini doğrudan belirleyen şey yakıtın kendisi.

Benzinli Motorlar

Benzin ve hava karışımının buji ile ateşlendiği motorlardır. Çalışma sesleri daha yumuşak olur, yüksek devirde daha canlıdırlar. Özellikle şehir içi kullanımda sık tercih edilir.

Dizel Motorlar

Benzinliye göre daha yüksek tork üretirler. Bu yüzden ticari araçlar, uzun yol yapan kullanıcılar veya yüklü kullanım için birebirdir. Yakıt tasarrufu açısından da oldukça avantajlıdır.

Elektrikli Motorlar

Son yılların yıldızı… Sessiz, titreşimsiz, performansı anında veren ve çevre dostu motorlar. Yakıt derdi yok, yağ değişimi yok; bakım masrafları da oldukça düşük.

Hibrit Motorlar

Hem içten yanmalı motorun gücünü hem de elektrik motorunun verimliliğini bir araya getirir. Şehir içi kullanımda elektrikli sistem devreye girerek yakıt tüketimini ciddi anlamda düşürür.

Diesel engine in a car

Yakıtın Nerede Yandığına Göre Motorlar

Çoğumuzun bildiği motorlar içten yanmalı motorlar olsa da, aslında dıştan yanmalı türler de var.

İçten Yanmalı Motorlar

Yakıtın yanması silindirlerin içinde gerçekleşir. Benzinli ve dizel motorların tamamı bu sınıfa girer. Günümüzde en yaygın kullanılan motor tipidir.

Dıştan Yanmalı Motorlar

 

Yakıt motorun içinde değil dışında yakılır, çıkan ısı başka bir akışkanı hareket ettirerek enerji üretir. Günlük hayatımızda pek görmeyiz; daha çok endüstriyel alanlarda kullanılır.

Zamanlamasına Göre Motorlar

Motorun çalışma döngüsü, yani bir güç üretmek için kaç hareket yaptığı da motor tipini belirler.

İki Zamanlı Motorlar

Daha basit tasarıma sahiptirler. Tek bir döngüde hem sıkıştırma hem yanma gibi işlemleri tamamlar. Genelde motosiklet, çim biçme makinesi gibi küçük makinelerde görürüz.

Dört Zamanlı Motorlar

Günümüzde otomobillerin neredeyse tamamı dört zamanlıdır. Emme, sıkıştırma, yanma ve egzoz olmak üzere dört aşamalı bir döngü vardır. Daha verimli ve daha dengeli bir çalışma yapısına sahiptir.

Silindir Sayısına Göre Motorlar

arac-motoru-silindir-kapagi

Motorların karakterini en çok etkileyen şeylerden biri silindir sayısıdır. Bir aracın sesi, titreşimi, torku, gücü… Hepsi silindir sayısıyla yakından ilgilidir.

2 ve 3 Silindirli Motorlar

Kompakt yapılardır. Yakıt ekonomisi yüksektir. Küçük sınıf araçlarda sıkça karşımıza çıkar.

4 Silindirli Motorlar

Otomobillerde en yaygın kullanılan motor türüdür. Hem performans hem ekonomik açıdan tatlı bir denge sağlar.

5 Silindirli Motorlar

Daha özel bir yapıdadır. Ses karakteri farklıdır, güç dağılımı dengelidir. Günümüzde pek yaygın olmasa da bazı özel modellerde hâlâ karşımıza çıkar.

6 Silindir ve Üzeri

Daha güçlü, daha prestijli ve daha performans odaklı motorlardır. V6, V8, V12 gibi yapıların tamamı bu sınıfta yer alır.

Silindir Dizilimine Göre Motorlar

Silindirlerin nasıl dizildiği bile motorun performansından titreşimine kadar her şeyi etkiler.

Sıralı Motorlar

Silindirlerin art arda dizildiği yapıdır. Günümüzde en çok kullanılan dizilim budur.

V Tipi Motorlar

Silindirler V şekli oluşturacak şekilde iki grup halinde dizilir. Daha yüksek güç, daha iyi tork ve daha derin bir motor sesi sağlar.

Boksör Motorlar

Silindirler yatay şekilde karşılıklı durur. Sürüş dengesi ve ağırlık dağılımı açısından oldukça avantajlıdır. Ancak üretim maliyetleri daha yüksektir.

Soğutma Sistemine Göre Motorlar

640xauto

Motorun sağlıklı çalışması için ısının kontrol edilmesi şarttır.

Su Soğutmalı Motorlar

Günümüzde en yaygın kullanılan soğutma sistemidir. Motor ısısı su-antifriz karışımı ile kontrol edilir. Daha stabil ve verimli bir çözüm sunar.

Hava Soğutmalı Motorlar

Eskiden daha yaygındı. Basit yapıdadır ancak yüksek performanslı modern araçlarda artık pek tercih edilmez.

Teknolojik Özelliklerine Göre Motorlar

Günümüz araçlarının çoğu artık daha gelişmiş hava besleme veya yakıt enjeksiyon sistemleri kullanıyor.

Atmosferik Motorlar

Hava, doğal atmosfer basıncıyla silindire dolar. Yapısı basittir, bakım maliyetleri düşüktür.

Turbo Beslemeli Motorlar

Egzoz gazından elde edilen enerjiyle havayı sıkıştırarak silindire daha fazla hava gönderir. Böylece küçük hacimden daha yüksek güç alınır.

Peki, Kaç Çeşit Motor Var?

Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü motorlar yakıt türüne, çalışma döngüsüne, soğutma sistemine, silindir sayısına, dizilime ve teknolojiye göre sınıflandırılıyor.
Bu da aslında onlarca farklı motor tipinin var olduğu anlamına geliyor.

En doğrusu şöyle demek:
Motor çeşitleri sabit bir sayı değildir; sınıflandırma yöntemine göre değişir.

 

 

Hangi Motor Sizin İçin Daha Doğru?

Aracınızı nasıl kullanacağınıza göre motor tipi büyük fark oluşturur.

  • Şehir içi kullanım için benzinli veya hibrit motorlar çok keyiflidir.

  • Uzun yol ve yük taşıma için dizel motor hâlâ zirvededir.

  • Sessizlik, düşük bakım ve geleceğe yatırım derseniz elektrikli motorlar sizi fazlasıyla memnun eder.

  • Performans tutkunuysanız V6, V8 gibi güçlü motorlar bambaşka bir deneyim sunar.

Motor dünyası gerçekten büyük bir okyanus…
Önemli olan, ihtiyaçlarınıza en uygun olanı bilerek seçmeniz.

Oto Ekspertiz Hizmeti için bizimle iletişime geçebilirsiniz
araba ön takım parçalarıo

Araba Alt Takım Parçaları ve Görevleri Nedir?

Araba alt takımı, aracın alt kısmında bulunan ve aracın hareket etmesini sağlayan temel parçalardan oluşur. Arabanın alt takım parçalarının her biri, aracın güvenliği ve performansı üzerinde doğrudan etkiye sahiptir. Araçların modeli, rengi ve tasarımı kadar, mekanik aksamları ve güvenli sürüşü destekleyen parçaları da oldukça önemlidir.

Konforlu ve güvenli bir sürüş deneyimi için araç parçalarının kalitesi büyük önem taşır. Bu yazımızda, araba alt takımı ve araba parçaları hakkında merak edilen tüm detayları sizlerle paylaşacağız.

Araba Parçaları Nelerdir?

Araba parçaları, aracın genel işleyişine katkı sağlayan bileşenlerden oluşur. Her bir parça, aracın farklı bir işlevini yerine getirir ve sistematik bir bütünlük sağlar. Araç parçaları, bulundukları konum ve görevlerine göre kategorilere ayrılır.

Ön Takım Parçaları

Ön takım parçaları, araç kullanımında güvenli ve emniyetli bir sürüş deneyimi sunar. Aracın ön ve arka alt kısmında bulunan bu parçalar şunlardır:

  • Amortisörler

  • Salıncaklar

  • Direksiyon kutusu

  • Viraj demiri

  • Askı rotları

  • Rot başları

Bu parçalar, aracın yol tutuşunu ve konforunu doğrudan etkileyen bileşenlerdir. Düzenli olarak kontrol edilmeleri gerekir.

İç Takım Parçaları

İç takım parçaları, kaput altında fakat motor dışında bulunan bileşenlerdir. Bunlar genellikle aracın çalışmasını destekleyen sistemler olarak görev yapar:

  • Radyatör

  • Karbüratör

  • Alternatör

  • Endüksiyon bobini

  • Yakıt pompası

  • Manifoldlar

  • Bujiler

Bu parçalar motorun verimli çalışmasını destekler ve aracın sorunsuz bir şekilde hareket etmesini sağlar.

Kaporta Parçaları

Kaporta, aracın temel gövdesini oluşturan dış iskelet yapısıdır. Aracın aerodinamik yapısını belirler ve güvenliğini artırır. Kaporta parçaları şunlardır:

  • Motor kaputu

  • Bagaj kapağı

  • Kapılar

  • Tavan

  • Ön ve arka çamurluklar

  • Ön ve arka tamponlar

  • Camlar

  • Aynalar

  • Izgara

Kaporta parçaları, araç gövdesinin sağlamlığını artırırken aynı zamanda estetik görünümüne de katkı sağlar.

Motor Parçaları

Motor parçaları, aracın çalışmasını sağlayan ana bileşenler arasında yer alır. Motor parçaları iç ve dış olarak iki gruba ayrılır:

Motorun İç Parçaları

Motorun iç bileşenleri, güç üretimi ve yanma işlemi için gerekli olan parçaları içerir:

  • Silindir (Motor) Bloğu

  • Silindir Kapağı

  • Karter

  • Supap (Külbütör) Kapağı

  • Krank Mili

  • Piston

  • Piston Kolu

  • Segmanlar

  • Supaplar

  • Kam Mili

  • Yağ Pompası

  • Contalar

Bu bileşenler, motorun iç işleyişini düzenler ve aracın hareketini sağlayan enerjiyi üretir.

Motorun Dış Parçaları

Motorun dış bileşenleri ise motorun destekleyici sistemleri olarak görev yapar:

  • Radyatör

  • Karbüratör

  • Hava Filtresi

  • Yağ Filtresi

  • Manifoldlar (Emme – Egzoz)

  • Endüksiyon Bobini

  • Buji

  • Regülatör

  • Yakıt Pompası

  • Distribütör

  • Marş Motoru

  • Alternatör (Şarj Dinamosu)

  • Su Pompası (Devirdaim)

  • Enjeksiyon (Mazot) Pompası

Bu bileşenler, motorun destekleyici sistemleri olup yakıt beslemesi, elektrik üretimi ve soğutma işlevlerini yerine getirir.

Araba Alt Takım Parçalarının Görevleri

Arabanın alt takımı, araç hareketliliği ve güvenliği açısından kritik bir rol oynar. Alt takım parçaları yıpranmaya ve aşınmaya en yatkın parçalardır, bu yüzden düzenli bakım ve kontrolleri aksatmamak gerekir.

Alt takım parçaları şunlardır:

Dingil (Aks)

  • Tekerleklerin hareketini sağlayan çelik çubuklardır.

  • Araç hareket ederken tekerleklerin dönmesine yardımcı olur.

Egzoz

  • Motor tarafından üretilen atık gazların dışarı atılmasını sağlar.

  • Susturucu özelliği sayesinde motor gürültüsünü azaltır.

Şanzıman (Vites Kutusu)

  • Vites geçişlerini kontrol eder.

  • Aracın hızını ve hareketini yönetir.

Şaft

  • Şanzımandan çıkan dönme kuvvetini diferansiyele iletir.

  • Tekerleklerin düzgün çalışmasını sağlar.

Balata

  • Fren sisteminin önemli bir bileşenidir.

  • Sürtünme ile aracın yavaşlamasını ve durmasını sağlar.

Şasi

  • Araç gövdesini taşıyan ana iskelet yapısıdır.

  • Araç parçalarının güvenle monte edilmesini sağlar.

Diferansiyel

  • Şafttan gelen kuvveti tekerleklere dengeli bir şekilde iletir.

  • Dönüşlerde tekerleklerin ihtiyacı kadar hız almasını sağlar.

Amortisör

  • Yol sarsıntılarının etkisini azaltır.

  • Sürüş konforunu artırır.

Alt Takım Arızası Nasıl Anlaşılır?

Aracın alt takımında bir arıza olduğunda belirtiler genellikle sürüş sırasında hissedilir. Aşağıdaki durumlar alt takım arızasına işaret edebilir:

  • Kasislerden veya çukurlardan geçerken gelen sesler

  • Direksiyonda titreme veya boşluk hissi

  • Frenleme sırasında araçta dengesizlik oluşması

  • Ön takım parçalarından gelen vuruntu sesleri

Bu tür belirtiler fark edildiğinde, aracın yetkili bir serviste kontrol edilmesi gerekir.

maxresdefault (1)

Aracın Boya ve Kaporta Kontrolü Neden Önemlidir?

İkinci el araç satın alırken aracın genel durumu hakkında bilgi sahibi olmak, doğru bir yatırım yapmanın temel şartıdır. Bu süreçte en kritik inceleme noktalarından biri boya ve kaporta kontrolüdür. Aracın dış görünümü, geçmişte yaşadığı hasarların ve müdahalelerin izlerini taşır. Doğru bir boya ve kaporta kontrolü, aracın kazasız bir geçmişe sahip olup olmadığını anlamanıza, değerini doğru belirlemenize ve ileride karşılaşabileceğiniz olası masrafları tahmin etmenize yardımcı olur.

1. Boya ve Kaporta Kontrolü Nedir?

Boya ve kaporta kontrolü, aracın dış yüzeyinde herhangi bir boya işlemi, değişim ya da onarım yapılıp yapılmadığını tespit etmek için yapılan detaylı bir incelemedir. Bu kontroller sırasında:

  • Orijinal boya kalınlığı ölçülür.
  • Kaporta üzerinde değişim, tamir ya da dolgu işlemi olup olmadığı araştırılır.
  • Çizik, ezik veya paslanma gibi hasar izleri değerlendirilir.

2. Neden Önemlidir?

a) Aracın Değeri Doğru Belirlenir

Aracın orijinal boyası ve kaportası, ikinci el piyasa değerini doğrudan etkiler. Boya veya kaporta üzerinde yapılan müdahaleler genellikle aracın değerini düşürür. Örneğin, lokal boyama işlemleri ya da değişen parçalar, aracın kazalı olduğunu gösterir ve bu durum araç fiyatını olumsuz etkiler.

b) Kaza Geçmişini Anlama Fırsatı Sunar

Boya ve kaporta kontrolleri, aracın kaza yapıp yapmadığını tespit etmek için en önemli ipuçlarını sağlar. Değişen kaporta parçaları, aracın ciddi bir kazaya karıştığını gösterebilir. Bu bilgi, aracın güvenliği ve yapısal sağlamlığı hakkında kritik bir fikir verir.

c) Gizli Masrafları Önler

Bazı araçlarda kaporta ve boya işlemleri, sadece yüzeysel olarak yapılır ve detaylı bir onarım sağlanmaz. Bu durum, ilerleyen zamanlarda paslanma, kaporta zayıflığı ve hatta güvenlik sorunlarına yol açabilir. Boya ve kaporta kontrolü, ileride karşılaşabileceğiniz bu tür gizli masrafları önceden fark etmenizi sağlar.

d) Dolandırıcılığı Engeller

Bazı araç satıcıları, kazalı araçları onarıp dış görünümünü düzelterek sorunsuz gibi göstermeye çalışır. Boya kalınlık ölçer cihazlarla yapılan kontroller, bu tür dolandırıcılıkların önüne geçer. Kaporta üzerindeki boya farklılıkları veya orijinal olmayan parçalar tespit edildiğinde, aracın gerçek geçmişi ortaya çıkar.

3. Boya ve Kaporta Kontrolünde Dikkat Edilen Noktalar

a) Boya Kalınlığı Ölçümü

Bir aracın orijinal boyası, genellikle belirli bir kalınlığa sahiptir. Bu kalınlık, hassas cihazlarla ölçülerek aracın boyanıp boyanmadığı anlaşılır. Özellikle kaporta üzerindeki farklı bölgelerde kalınlık farkı varsa, bu bölgenin boyandığı ya da macun kullanıldığı anlaşılır.

b) Değişen Parçalar

Kaporta üzerindeki parçaların orijinal olup olmadığı kontrol edilir. Çamurluk, kaput, tampon gibi parçaların değişip değişmediği tespit edilir. Değişen parçalar genellikle aracın kazaya karıştığını işaret eder.

c) Renk Uyumuna Bakma

Aracın farklı bölgelerinde renk tonlarında farklılıklar varsa, bu bölgelere boya müdahalesi yapılmış olabilir. Özellikle güneş ışığında veya özel ışık altında renk farklılıkları daha kolay fark edilir.

d) Çizik, Ezik ve Pas Kontrolleri

Araç üzerinde görülen çizik veya eziklerin ne kadar derin olduğu ve paslanmaya yol açıp açmadığı kontrol edilir. Paslanma, ilerleyen dönemlerde kaporta dayanıklılığını olumsuz etkileyebilir.

4. Koç Oto Ekspertiz ile Güvenilir Boya ve Kaporta Kontrolü

Boya ve kaporta kontrolü, uzmanlık ve hassas cihazlarla yapılması gereken bir işlemdir. Koç Oto Ekspertiz, TSE güvencesiyle sunduğu hizmetlerde en son teknolojiyi ve uzman ekibini kullanarak aracınızın detaylı boya ve kaporta kontrollerini gerçekleştirir.

Bu kontroller sayesinde:

  • Aracın geçmişine dair güvenilir bilgi alırsınız.
  • Değişen parça, boya işlemi ya da gizli kusurları öğrenerek doğru karar verirsiniz.
  • Aracın gerçek piyasa değerini belirleyebilirsiniz.

5. Sonuç

Aracın boya ve kaporta kontrolü, araç alım satım sürecinin olmazsa olmaz bir parçasıdır. Bu kontrol, yalnızca aracın değerini belirlemekle kalmaz, aynı zamanda güvenli bir sürüş için de önemli ipuçları verir. Koç Oto Ekspertiz, uzman ekibiyle sizlere en doğru bilgiyi sunarak içinizi rahat ettirir. Aracınızın gerçek durumu hakkında bilgi almak ve güvenle yola çıkmak için Koç Oto Ekspertiz’i tercih edin!

Oto Ekspertiz Hizmeti bizimle iletişime geçebilirsiniz

koc-ekspertiz-1-illustrasyon-2

Araç Alım Satımında Oto Ekspertiz Yaptırmak Zorunlu mu?

İkinci el araç alım satımında oto ekspertiz, son yıllarda giderek daha önemli hale gelmiştir. Hem alıcılar hem de satıcılar açısından, aracın durumu hakkında tarafsız ve detaylı bilgi almak büyük önem taşır. Ancak, bu süreçte oto ekspertiz yaptırmanın zorunlu olup olmadığı sıkça merak edilen bir konudur. Bu makalede, oto ekspertizin yasal zorunluluğu, faydaları ve bu konuda dikkate almanız gereken önemli noktalar ele alınacaktır.

1. Yasal Zorunluluk Durumu

Türkiye’de, ikinci el araç alım satımında oto ekspertiz yaptırmak belirli koşullarda zorunlu hale getirilmiştir. Özellikle 2019 yılında yürürlüğe giren yönetmeliklere göre, ticari olarak araç satışı yapan galeriler ve şirketler, ikinci el araç satışı öncesinde bir oto ekspertiz raporu almak zorundadır. Bu rapor, aracın mekanik, elektrik ve kaporta gibi temel bileşenlerinin durumunu objektif bir şekilde ortaya koyar.

Bireysel alıcılar ve satıcılar arasında yapılan işlemlerde ise oto ekspertiz yaptırmak yasal olarak zorunlu değildir. Ancak, alıcıların ve satıcıların haklarını koruma altına almak amacıyla oto ekspertiz yaptırılması şiddetle tavsiye edilmektedir.

2. Oto Ekspertizin Faydaları

Alıcılar için Güvence

Oto ekspertiz raporu, alıcıların araç hakkında detaylı bilgi sahibi olmasını sağlar. Bu rapor, aracın kaza geçmişi, mekanik durumu, boya ve kaporta durumu gibi kritik bilgileri içerir. Bu sayede alıcı, bilinçli bir karar verebilir ve beklenmedik sorunlarla karşılaşma riskini azaltır.

Satıcılar için Şeffaflık

Satıcılar için oto ekspertiz, satış sürecini daha şeffaf hale getirir. Ekspertiz raporu, aracın durumunu objektif bir şekilde ortaya koyduğu için, alıcıyla satıcı arasında güven oluşturur. Ayrıca, bu rapor, satıcının aracın durumu hakkında yanlış bilgi verme riskini ortadan kaldırır ve olası anlaşmazlıkların önüne geçer.

Tüketici Hakları Açısından Önemi

Oto ekspertiz raporu, tüketicilerin haklarını koruma altına alır. Özellikle araç satın alımında yaşanabilecek olası hukuki anlaşmazlıklar durumunda, bu rapor önemli bir delil olarak kabul edilir.

3. Ekspertiz Yaptırmamanın Riskleri

Oto ekspertiz yaptırmadan araç alım satımına girişmek, hem alıcılar hem de satıcılar için önemli riskler taşır. Alıcı, aracın gizli kusurlarını fark edemeyebilir ve bu durum ilerleyen dönemde yüksek maliyetli tamir gerektiren sorunlarla karşılaşmasına neden olabilir. Satıcı ise, aracın durumunu tam olarak bilmediği için alıcıyı bilgilendirme konusunda eksik kalabilir ve bu durum hukuki sorunlara yol açabilir.

4. Güvenilir Bir Oto Ekspertiz Hizmeti Seçmek

Eğer oto ekspertiz yaptırmaya karar verdiyseniz, hizmet alacağınız firmayı dikkatle seçmelisiniz. Güvenilir ve yetkili bir ekspertiz firması, aracınızın tüm kritik noktalarını titizlikle inceler ve tarafsız bir rapor sunar. Bu noktada, Koç Oto Ekspertiz gibi sektörde kendini kanıtlamış firmalar tercih edilmelidir. Koç Oto Ekspertiz, uzman kadrosu ve son teknoloji cihazlarıyla aracınızın en ince detaylarını dahi gözden kaçırmaz ve size doğru bilgiyi sağlar.

Sonuç

İkinci el araç alım satımında oto ekspertiz yaptırmak, belirli koşullarda yasal bir zorunluluk olsa da, bireysel işlemler için bu zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak, gerek alıcı gerekse satıcı açısından oto ekspertiz yaptırmak, sürecin güvenli ve şeffaf bir şekilde ilerlemesini sağlar. Aracınızın durumu hakkında en doğru bilgiyi almak ve hukuki açıdan güvenceye sahip olmak için oto ekspertiz hizmetini ihmal etmemeniz önemlidir. Koç Oto Ekspertiz, bu süreçte size en doğru ve güvenilir hizmeti sunarak, araç alım satım işlemlerinizi sorunsuz bir şekilde tamamlamanıza yardımcı olur.

maxresdefault

Yaz Aylarında Araç Bakımı

Yaz ayları, sıcaklıkların artmasıyla birlikte araçlar üzerinde belirli stres faktörlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle, yaz aylarına girerken yapılacak bakım işlemleri, aracınızın bu zorlu koşullarda sorunsuz çalışmasını sağlar.

Lastik Bakımı

Lastik Basıncı: Sıcaklıklar arttıkça lastiklerdeki hava basıncı da değişebilir. Yetersiz veya aşırı hava basıncı, lastiklerin düzensiz aşınmasına ve patlama riskine yol açabilir. Bu nedenle, yaz aylarında lastik basıncını düzenli olarak kontrol etmek önemlidir.

Lastik Diş Derinliği: Yaz aylarında yollar daha sıcak ve kuru olmasına rağmen, lastik diş derinliği aracın yol tutuşunu etkiler. Lastik diş derinliği minimum seviyeye ulaşmışsa, lastiklerin değiştirilmesi gerekebilir.

Motor Sıvıları ve Soğutma Sistemi

Soğutma Sıvısı Kontrolü: Yaz aylarında motor sıcaklığı hızla artar, bu da soğutma sisteminin sorunsuz çalışmasını gerektirir. Soğutma sıvısı seviyesini kontrol edin ve gerekirse üretici tavsiyesine uygun olarak tamamlayın.

Motor Yağı: Yaz aylarında motor yağı, yüksek sıcaklıklar nedeniyle daha çabuk bozulabilir. Motor yağı seviyesini düzenli olarak kontrol edin ve yağ değişimini zamanında yapın.

Klima Gazı: Yaz sıcaklarında klimayı sıkça kullanırsınız. Klimanın verimli çalışabilmesi için klima gazını kontrol ettirin ve gerekirse doldurun.

Fren Balataları ve Diskler: Yazın uzun yolculuklar sırasında fren sistemi daha fazla ısınabilir. Fren balataları ve disklerin aşınma durumunu kontrol ettirin. Gerekli durumlarda, fren hidroliği seviyesini de kontrol edin ve tamamlayın.

Akü Kontrolü & Bakımı

Akü Performansı: Sıcak havalar akünün performansını olumsuz etkileyebilir. Akü terminallerini temizleyin, sıvı seviyesini kontrol edin ve akünün genel durumunu gözden geçirin.

Araç İçi Temizlik ve Bakım

Havalandırma Sistemi Temizliği: Yaz aylarında araç içi sıcaklığı kontrol etmek için klima ve havalandırma sistemi daha yoğun kullanılır. Filtreleri temizleyin veya değiştirin, böylece sistem verimli çalışsın ve temiz hava sağlasın.

Araç İçi Temizlik: Güneşin zararlı UV ışınlarından korumak için araç içini temiz tutun ve UV koruyucu ürünler kullanın. Koltuklar ve döşemeleri düzenli olarak temizleyin ve koruyucu kılıflar kullanarak aşınmayı önleyin.